Serbest Muhasebeci Ramazan BULUTSerbest Muhasebeci Ramazan BULUT - MESLEK YASAMIZDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI..Untitled Document
Ziyaretçi İstatistikleri
Bugün
8
Dün
16
Bu Hafta
113
Tümü
12929
Şuanda 11 misafir bağlı
MESLEK YASAMIZDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI..
MESLEK YASAMIZDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPAN 5786 Sayılı KANUN'nun BAZI DÜZENLEMELERİNİN İPTALİ İÇİN ANAYASA MAHKEMESİNE GİDİLDİ......
Ana muhalefet Partisi (CHP) TBMM Grubu adına Grup Başkanvekili Ankara Milletvekili Hakkı Süha OKAY ile İstanbul Milletvekili Kemal KILIÇDAROĞLU tarafından 5786 sayılı Kanunun bazı düzenlemelerinin iptali ve yürürlüklerinin durdurulması talebi ile Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru, Anayasa Mahkemesinin 11 Eylül 2008 tarihli oturumunda 2008/80 dosya numarası ile "Esasının incelenmesine ve yürürlüğü durdurma" kararına bağlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili tarafından iptali istenilen düzenlemeler aşağıdadır.
İptal talep edilen ilk düzenleme 5786 sayılı Kanununun 2. maddesiyle değiştirilen 3568 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin "...milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk ..." bölümünüdür. İptali istenen ibareyle getirilen kurala göre; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, milli savunmaya karşı suçlardan, devlet sırlarına karşı suçlardan ve casusluktan hapis cezasına mahkum olanlar muhasebecilik, mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik mesleğini icra edemeyeceklerdir. Davacılar, kasıt olmaksızın taksirle, gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi ile işlenebilecek ve de meslekle hiç ilgisi bulunmayan bu suçlardan mahkum olan bir kişinin mesleğini icra etmekten süresiz yoksun bırakılması sonucunu öngören ve hak mahkumiyeti yaratan bu düzenlemenin iptalini, emsal içtihatlara dayalı olarak talep etmişlerdir. Davacılar barış zamanında seferberlikle ilgili görevini ihmal etme veya geciktirme suçundan mahkum olan bir meslek mensubunun bu mahkumiyetinin, yürüteceği hizmetini ne şekilde etkileyeceği konusunda günün koşullarına uygun bir neden sonuç bağının da kurulamayacağını savunmuşlardır.
İptali talep edilen ikinci düzenleme 5786 sayılı Kanunun 5. maddesiyle değiştirilen 3568 sayılı Yasa'nın 9. maddesinin son fıkrası ile mesleki yeterlilik sınavını başarmış vergi inceleme elamanları için sınav koşulu öngören düzenlemedir. Burada sınav koşulunun Anayasaya aykırılığı ileri sürülmüştür. Bu aykırılığın gerekçesi olarak, vergi inceleme elemanlarının yürüttüğü inceleme işlemlerinin denetimde asıl fonksiyon teşkil ettiğini; YMM'lerin ise denetim elemanlarının yapacakları ise yardımcı olmak üzere Kanunla kendilerine verilmiş olan tali nitelikte bir yetkiyi kullandığı, bilgi ve beceri düzeyinin yeterliliği konusunda şüphe bulunan kişilerin sınava tabi tutulmasının uygun bir davranış olduğu, yeterli düzeyde bilgi ve beceriye sahip olduğu Devlet tarafından tespit edilerek Kamu adına denetim yapma yetkisi tanınan kişilerin aynı yetkilerin sınırlı bir bölümünün kullanımını içeren bir mesleğin icrası içinde sınava tabi tutulmasının hiçbir haklı nedeninin bulunmadığı, yetkinliklerini mesleki yeterlilik sınavlarında başarılı olmak suretiyle ispatlamış kişiler olarak Devlet adına yetki kılınan vergi inceleme elemanlarının tekrar bir sınava tabi tutulmasının kabul edilebilir haklı bir nedeninin bulunmadığı ileri sürülmüştür.
Talep edilen üçüncü düzenleme ise 5786 sayılı Kanunun 6. maddesi ile 3568 sayılı Kanunun 10. maddesi değiştirilerek, YMM sınavlarında Maliye Bakanlığına verilen "tedbir alma" yetkisidir. Bu düzenlemenin iptal gerekçesi ise, Bakanlığa verilen yetkinin sınırlarının çizilmediği, bu eksikliğin ileride objektifliği zedeleyebilecek davranışlara yol açabileceği, bunun ise hukuk güvenliğini zedeleyebileceği şeklinde sunulmuştur.
İptali istenen dördüncü düzenleme ise 5786 sayılı Kanunun 12nci maddesi ile değiştirilen 3568 sayılı Kanunun 35 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde yer alan "Üst üste iki seçim döneminde iki defa Birlik Yönetim Kurulu başkanlığına seçilmiş olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemezler." şeklindeki düzenlemedir. Bu kural, geçmiş dönemlerde yapılan görevleri içermediğini belirtmeyerek kuralın yürürlüğünden önceki dönemleri de içermesi sebebiyle iptal talebine konu edilmiş ve halen Başkan olanların hukuki güvenliğinin zedelendiği, daha önce bu konuda verilmiş Anayasa Mahkemesi Kararları ışığında ileri sürülmüştür.
İptali istenen beşinci düzenleme ise 5786 sayılı kanunla 3568 sayılı kanunun TÜRMOB'un organlarının oluşumuna ilişkin 40. maddesinde yapılan değişiklikler konusundadır. İptali istenen cümleler ile seçimlerde liste esasının geçerli olacağı, verilen oyların gruplara verilmiş oylar olarak değerlendirileceği bir düzenleme getirilmiş ve seçimler de, üyelerin bağımsız aday olabilecekleri gibi, aralarında oluşturacakları grupların listelerinden de aday olabilecekleri öngörülmüş ve seçim sistemi olarak da nispi temsil sistemi benimsenmiştir. Bu konuda grup kavramının mesleki teşekküllerle bağdaşmadığı, oyların başarılı olacağına inanılan meslek mensubuna verildiği, oysa gruba oy kullanma halinde verilen oydan bütün grubun yararlanacağı ve dolayısıyla seçmen iradesinin sonuca yansımayacağı ve anti-demokratik sonucun ortaya çıkacağı, öte yandan nispi temsil sisteminin meslek kuruluşları ve üst kuruluşların yapılarına ve işlevlerine uygun olmadığından kamu yararına dayanmadığı ve dolayısıyla anayasanın 2. maddesine aykırı düştüğü ileri sürülmüştür.
İptali istenen altıncı ve son düzenleme ise 5786 sayılı kanunla 3568 sayılı kanuna eklenen geçici 9. maddede yer alan ve kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanlardan on yıllık süreyi tamamlamamış olanlar için öngörülen yeminli mali müşavirlik sınavlarına girme koşulu getiren düzenlemedir. Bu konuda, vergi inceleme yetkisine sahip ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanların önceki düzenlemeye göre 10 yıllık kamu hizmeti süresini doldurduklarında sınavsız YMM unvanını hak edebilecekleri, bu düzenlemenin inceleme elemanlarında oluşmuş haklı ve hukuken itibar edilmesi gereken bir beklenti yarattığı, bu meşru beklentinin yeni düzenleme ile yok edilmesinin veya sınav koşuluna bağlanmasının hukuk güvenliği ilkesi ile bağdaşmadığı, kişilerin mevcut statülerinden kaynaklanan kazanımlarının sonradan yapılacak yasa değişiklikleri ile ortadan kaldırılamayacağı ileri sürülmüştür. Öte yandan bu durumda olanlar için öngörülen "Maliye Bakanlığı'nca yapılması öngörülen özel yeminli mali müşavirlik sınavının"da anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.